Babalarımızı Mutlu Etme Sırası Şimdi Bizde!

Şimdiye kadar babalar hakkında birçok benzetme yapıldı. Onları çınar ağacına benzetenler oldu, süper kahramanlara benzetenler oldu. Hatta onları gözlerine eş tutan şairlerimiz bile oldu… Babalar ve çocukları hakkında yazılan romanları da saymayı unutmamak gerek elbette. Tabiki de bu ve tüm benzetmeler bütün özelliklerini benzetilen unsurun gücünden ve kuvvetinden aldılar. Malumunuz, her ne kadar mübalağa olsa da  “Teşbihte hata olmaz”.

Biraz gerilere, attığımız adımların ilkine kadar gidecek olursak eğer, arkamızda babalarımızı gördük. Düşme korkusu nedir bilmeden yürümeyi öğrendik. Sonraları elbette düşmek nedir onu da öğrendik fakat nasıl güçlü durulur ve tekrar nasıl ayağa kalkılır sorusunun cevabını da yine onlardan aldık.

Biraz güçsüz olduğumuz zamanlar oldu, halsiz kaldık biraz, hastalandık, ateşlendik… Sevginin nasıl bir endişeyle birlikte geldiğini, biri tarafından korunup kollanıp, sevilmenin ne kadar değerli hissettirdiğini yine babalarımız gecenin üçünde elinde ilaçlarla nöbetçi eczaneden döndüğünde öğrendik. Hatta bu değerli hissetme hali o kadar çok içimize işledi ki hastalık gitse de nazı bizde kalmaya devam etti. Babalarımızda bizi sevmeye…

Çok haylaz olduğumuz zamanlar oldu, olacak elbette biraz haylazlık her çocuğun hakkı! Çekilen kulaklar ve işitilen azarlar takip etti bu haylazlığı. Ama bunun bir baba-evlat arası danışıklı dövüş olduğun hep farkındaydık.

Küçüktük ya hani şu hiç büyümeyeceğimizi sandığımız o tatlı zamanlar… İşte o zamanlar her şey büyüktü, uzundu bizden daha güçlüydü. Birden yükseliverdik, daha güçlü daha uzun ve yenilmez hissettik birden! İşte o an babamızın omzunda yükseldiğimiz için ayaklarımızın yerde kesildiğini anladık. Kocaman gülücükler attık etrafa!

Büyüdük sonra ve onların omuzlarındaki tek yükün bizim bedenimiz olmadığını fark ettik.  Sorumluluklarının ne kadar büyük olduğunu anladık. Ne kadar çetin bir savaşın içinden bize gülümsediklerini öğrendik. Hayatın onlar arkamızda olduğunda ya da biz onların omuzlarında olduğumuzda ne kadar mükemmel ve kolay olduğunu kavradık.

Onların, o çınar ağacına benzetilen babaların gölgesinde dinlendik ve onların süper kahramanlıkları ile hayattan keyif almanın ve kendimize güven duymanın tadına vardık. İşte tüm bu güzel hislerin – karşılığı her ne kadar ödenemeyecek olsa da – en çok dillendirildiği ve hissedildiği bu Babalar Günü’nde sen de babanın işini kolaylaştırmaya var mısın?

Ona herkesten farklı ve mutluluğu uzun bir zaman dilimine yayılacak bir hediye almaya ne dersin?

Eğer ona biraz zaman, biraz kolaylık ve biraz mutluluk hediye etmek istiyorsan mutlaka Evobulut’u da düşünmelisin.  Baban ister esnaf olsun ister büyük bir işletmenin sahibi ister doktor ister avukat… Onun için düşündüğün kolaylığın hepsi Evobulut’ta var!

 

Göz atmak için, evobulut.com adresine tıklayabilirsiniz.
Endüstri 4.0 ya da Nesnelerin İnterneti
Dijital Depolama Birimlerinin Kısa Tarihi

Bir cevap yazın